29 Aralık 2009 Salı

Aksami beklerken


Oylesine huzurluydu ki, sanirim bunun bir tarifi yok
Emevi camisinin avlusu

28 Aralık 2009 Pazartesi

SAMdan sizler ICIN



Kasyum:) tepesinden bir goruntu...Yakinda daha cok fotograf ekleyebilecegim...cafedeyim ve harflerin yerini klavyede bulamiyorum:)

22 Aralık 2009 Salı

AŞK

Soğuktan eliniz ayağınız uyuşmuş bir halde eve geldiniz
ve hemen sobanın yanına sokuldunuz.

Isınmak için sobanın yanına sokulduğunuz andan itibaren,
her geçen dakika sobadan biraz daha uzaklaşır ve en sonunda odanın,
sobaya en uzak köşesine oturursunuz.

İlk dakikada sizi rahatlatan, huzur veren ateş; yavaş yavaş canınızı sıkmaya başlamıştır. Önce üstünüzdeki kazağı çıkarır, daha sonra evdekilerin bütün itirazına rağmen, pencereyi hafifçe aralamaya kalkarsın.

Aşk da böyledir işte.

İ.TENEKECİ

Çok beğendim, sizlerle de paylaşmak istedim, çoğalması adına...

20 Aralık 2009 Pazar

ALIŞMA ALIŞTIRMALARI (1)

Gezdim; Şam’ı
Okuyorum; Fusulet’i ama ara verdim, Olasılıksız elimde,
Alışmaya çalışıyorum; Erken uyumaya ve erken kalkmaya, düzenli bir hayata
Sonunda; Avea’ dan kurtuldum:) artık MTN Syrie hattım var. Eskisi kadar ne aranıyorum ne de mesaj geliyor. Tebessüm, teşekkür ederim mesajların beni çok mesut ediyor.
Öğrendim; Benzinli soba nasıl yakılır ve nasıl söndürülür. Çok kolay:)
Dinledim; Kimi dinlediğimi bilmeden
İzledim; Gün batışını…
Özledim; Dostlarımı ve ailemi
Tırmandım: Kasyum tepesine, erbain yerine…
Sevindim; Ramen bulabilmeme
Bir plan; Perşembe günü Basra’dayım
Not:
2012 filminin afişini görüyorum, aklıma geliyorsunuz, o gün yaşadıklarımız, film sonra ki yorumlarımız, dönüş yolumuz veee en eğlenceli olanı alışverişimiz:)

Bambaşka bir dünya sanki burası, başka bir boyut, henüz kendi başıma dışarıya çıkmayı başaramadım, uslu uslu ne deniliyorsa onu yapıyorum, ev arkadaşlarımın bir tanesi dışında hepsi benden küçük ama benden daha fazla deneyimleri olduğu için evin en küçüğü gibiyim, bakkala falan gidiyorum:) üzerime sorumluluk almamak çok rahatlatıcı.
(Sevgili dostlar; maalesef blogger, facebook, youtube, sitelerine ulaşamıyorum, bu sebeple yazılarda aksaklıklar olabilir. Hoş görün;) )

Alışmak ne zorlu bir süreç, çayına, havasına, suyuna, insanına, seslerine, görüntüsüne…
Alışmak için rüyalarımı bile anlatmıyorum sabah olunca,
Alışmak için, beni benmişim gibi gösteren kalıpları sıyırıp çıkarıyorum,
Alışmak için ne varsa beni eskiye bağlayan kategorize ediyorum yalnızca ben istediğimde ulaşacağım onlara, hatıralarım ben istemeden beynime hücum etmeyecek, ben istemeden dilime dolanmayacak(idi)…
Ama, mesela
Cat Stevens- Wild Word dinliyorum aklıma geliyor,
Başarılı olamıyorum:(

Yeniden başlıyorum, alışma alıştırmalarına…
Ama…
Ooo baby baby wild word

15 Aralık 2009 Salı

Uçurtma Şam Semalarında...

Dar sokaklar yüreğimi daraltmasın…
(İstediğin oldu dedim kendime, istemiştin ya…)

Bu yazıyı dağdaki evimde yazıyorum... Dağ dediklerinde benimle dalga geçiliyor zannetmiştim ama değilmiş, hakiki bir dağ da barınıyoruz. Burada ki evlerin hiç biri birbirine benzemiyormuş. Gerçekten de öyle, farklı dokulara ve mimariye sahipler…
Eve gitmek için dağa tırmanmak zorunda olmak kötü diye düşünürken, ulaşımın kolay olması bu yükü hafifletiyor. Sonra insanları çok rahat, pek kavga gürültü, tehlike yok, herkes kendi derdinde, dil bilmediğim için sadece şu anda bakıyorum, izlemek de gayet güzel…
Sadece Suriye halkı yok, çok çeşitli insanlar var, hristiyanı ve müslümanı da gayet uyum içimde yaşıyor-muş.
Mistik bir de havası var, sanki gökte melekler nöbet tutuyor, Mübarek insanları ziyaret ediyoruz, her yerde İran’lılar var ve sürekli gözyaşı döküyorlar, bense duygulanamadığım için kendimi sorguluyor ama yok istesem de…
Şu anda sokaktan çocuk sesleri geliyor ama ben ne dediklerini anlamıyorum. Ne diyeceklerini kendi dilimde hayal ediyorum, okul telaşı işte:)
Aslında aktarmak istediklerim çok fazla ama hazırlanıp çıkmam lazım:)
Dostlar, sizi önemsiyorum. Yüreğinize iyi bakın, üşütmeyin ve yüreğinizi üzmelerine izin vermeyin.

Şu anda bilmediğim sebeplerden dolayı, fotograf ekleyemiyorum:(

3 Aralık 2009 Perşembe

Gidiyorum Buralardan

Çok sevgili okuyucularım, izleyicilerim ve arkadaşlarım;
Fark ettiğiniz üzere çok fazla yazı yazamıyorum, mazeretlerim var. İlkokul çocuğu gibi bunları sıralamayacağım elbette ama ayrılık mı demeli, benim de tam olarak kavrayamadığım bir yol ayrımındayım. Yazmaya devam etmek istiyorum.:)
Sizleri bırakmak istemiyorum.
Eğer olursa uzun bir yolculuktan sonra bambaşka bir coğrafya da, farklı bir kültür içinde etrafı meraklı gözlerle izliyor olacağım. İzlenimleri sizlere düzenli bir şekilde aktarmak isterim.
Bana dua edin, beni yalnız bırakmayın bu yaban ellerde..
Dün yeni yaşıma bastım, değişen bir şey yok...Herşey aynı, deniz aynı, hava aynı, ben aynıyım.