Soğuktan eliniz ayağınız uyuşmuş bir halde eve geldiniz
ve hemen sobanın yanına sokuldunuz.
Isınmak için sobanın yanına sokulduğunuz andan itibaren,
her geçen dakika sobadan biraz daha uzaklaşır ve en sonunda odanın,
sobaya en uzak köşesine oturursunuz.
İlk dakikada sizi rahatlatan, huzur veren ateş; yavaş yavaş canınızı sıkmaya başlamıştır. Önce üstünüzdeki kazağı çıkarır, daha sonra evdekilerin bütün itirazına rağmen, pencereyi hafifçe aralamaya kalkarsın.
Aşk da böyledir işte.
İ.TENEKECİ
Çok beğendim, sizlerle de paylaşmak istedim, çoğalması adına...
9 kişi demiş ki!:
İbrahim Tenekeci harika sözler döküyor, bu da o güzelliklerden biri.. Paylaşım için çok teşekkürler şekercim.
ettim efendim. ibrahim tenekeci böyle işte... aşk onun dilinde bir ironi...
Çok güzelmiş sahiden...
Bu Aşk (Farsça; zehirli sarmaşık demekmiş) Ne mene bir konudur böyle ki konuş konuş bir sonuca varmasın...Her halde matematikteki sonsuz gibi bir şey yada çarpmada sıfır ( yani herşeyi yutan eleman )
:)))
çok güzeldi
görünce şaşırdım " aşk " kelimesini senden...
hoşuma gitti ama bunları duymak ayrıca senden ... :)
zamanla canınızı sıkmaya başlıyorsa, o en başında da aşk değildir. ben bunu böyle bilirim, böyle söylerim.
birden bi umutsuzluğa düştüm okuyunca..içim ısınmadı buz oldu aksine..bu kadar gerçekçi anlatılmak zorunda mıydı mukadderat ve ben biraz daha inansam olmaz mıydı kendi zorlama yalanıma ?!
ama bazen sobanın üstüne düşüp yanıp kavrulmak da var...aşk işte.
Yorum Gönder