
Uzun bir vedaydı, aslında parça parça her gidişim. Gidişlerimdi en büyüğünün parçası, her birinde bir prova. Alıştırmaydı, ben aslında gidiyorum. Gidiyorum bir gün bir daha dönmemesine...
Gidiyorum, yoluma çıkan bütün taşlara veda edercesine.
Her zaman otobüse bindiğim durağa son kez çıkmak...
Karnımı doyurmuyor lokmalar ve kelimeler ikna etmiyor.
Bir şey bekliyordum, korktuğum bir şeyi...ikna olmak...
Oysa niyetimin ta kendisi gitmekti. Ben hep giden oldum, ardımda bıraktım hep, sevdim gitmeleri, kolay ve daha az acıyordu içim.
Oysa öyle değilmiş, gidenmiş en çok üzülen.
Tanıdığım insanların yabancıya dönüştüğünü, yıllar sonra geri döndüğümde anladım. Aslında zamandı yok eden.
Zamandı bizi el gibi gösteren...İkinci çayı teklif ettiğinde çekinerek hayır demendi...
Değişen neydi ki? Sadece rakamlar değilmiş, neler değimiyormuş ki.
Değişkenlikle takas etsem, neyim var ki?
Üşüyorum, hırkamı alıp üstüme, biraz daha uzaklaşarak gitme fikrinden...
Uyku tutmuyor beni bu günlerde...
Gök gürlüyor, yorganın altına saklanıyorum, yağmur yağıyor, yıkıyor kirlerimizi...Böyle geçiyor günler işte, buralardaymışım gibi sorsanız aslında nerede olduğumu hiç bilmiyorum.
Safran Sarısı Sayfalarda mıyım?..
7 kişi demiş ki!:
Ah bu sonbahar..
bende sadece bana mı oluyor bunlar diyordum..uykusuzluk, yemek yiyememe halleri..
noluyo bize:)
uçurtma ne güzel bir isim :)
keyifle okudum.sevgiler
Yuri, bir de üşütmeleri sayarsak tam olur sanırım,
Sonbahara merhaba demenin vakti gelmiş:)
Bir yerlerden; Teşekkür ederim
Düşünen balık; Teşekkür ederim, yine beklerim;)
sonbahar en güzel mevsimlerden biri özel duygular besleten yeni başlangıçlara yönlendiren sevdiğim sarı sapsarı bir mevsim
öyle cok benziyo ki yazdıkların icimdekilere..kimsin nesin nerdesin cok merak ettim. acaba en yakın arkadasımmısın blogunu bilmedigim. blogumu herkesten gizlediğim.
okuyupokuyupşaşırankız; olabilir belki de çok yakınız bir birimize kim bilir...
Ne yapalım böyle devam etsin mi? bir blinmezlik halinde?
Yoksa buna yön verelim mi? :)
Yorum Gönder